21 Ekim 2010 Perşembe

Fransa’da La Haine günleri

Mathieu Kassovitz’in yönettiği, 1995 yapımı La Haine (Nefret) filmi gösterime girdiğinde (‘Protesto’ diye çevrilmişti o günlerde) üniversitenin ilk sınıfındaydım ve Beyazıt’ta birlikte heyecanlı günler yaşadığımız arkadaşlarımla ‘hayat boyu hatırlanacaklar’ kategorisine almakta hiç tereddüt etmemiştik. Paris gettolarında yaşayan üç gencin gelecekten duyduğu endişe ve yoksulluk problemlerinin ortasında kıstırılmış hayatlarının bir gününü anlatan filmi sinematografik başarısından daha çok bugün Fransa’nın içine düştüğü durum hatırlatıyor.

Fransa sokaklarının tekrar gençlik ve sendika eylemleriyle sarsılmaya başlaması özel bir dönemde gerçekleşiyor. Fransa’nın göçmenlere yönelik sert politikaları son olarak ekonomik krizin atlatılabilmesi için açılan tedbir paketleriyle birleşince yeni protesto dalgasını da tetikledi hemen. Polis ve öğrenciler arasındaki sokakları savaş alanına çeviren çatışmalar ve greve giden çalışanların günlerdir hayatı felce uğratması Sarkozy’nin emeklilik yaşını 60’tan 62’ye çıkaran “emeklilik reformu”na duyulan tepkilerden kaynaklanıyor. Grevler nedeniyle ülkede dört bin benzin istasyonu işlemedi, Paris’te benzin bitti, Lyon’da dükkânlar yağmalandı, banliyölerde araçlar ateşe verildi, demiryolları işçilerinin eylemi ulaşımı aksattı. İçişleri Bakanlığı önceki gün bir milyon kişinin sokaklarda olduğunu ve 1500 kişinin göz altına alındığını duyurdu.

1789 Fransız Devrimi’ni, 1848 Devrimi’ni, 1871 Paris Komünü’nü, Mayıs 1968’i yaratan ulusun isyankâr geleneği acaba 2010’un kalan aylarından birini de tarih kitaplarına geçirecek daha şiddetli olayların sahnesine çevirebilir mi?

Açıkçası hiç şaşırtıcı olmaz. Bugünün yakın geçmişten farkı hem çalışanların hem de onların tepkilerini hafifletmek isteyen hükümetlerin benzersiz bir dönemden geçiyor olması. Zira artık iki yıldır dünyayı kasıp kavuran ve bir türlü çözülemeyen küresel krizin özellikle Avrupa’da sosyal patlamaya doğru evrildiği günlerdeyiz. Bu kez, daha fazla neoliberalizm uğruna çalışanların haklarını kısıtlamaya kalkan ama tepki gördüğünde kopardığı tavizlerle yetinmeye razı bildik bir kapitalist denemeden uzağız. Krizle mücadele etmek için bütçe açıklarını arttıran Avrupa ülkeleri borç batağına doğru sürükleniyor, bütçe açıklarını nasıl kapatacağının hesabını yapmaya çalışıyor. Fransa’daki emeklilik reformunun niyeti 70 milyar euro tasarruf elde etmek ve ileride yaşlanan nüfusun emekli maaşlarını ödeyemez hale gelmekten yırtmaya çalışmak. Reform geçmezse ülkenin AAA olan kredi notunun düşürülüp, daha düşük faizle dış borcunu ödediği (Türkiye’nin aksine) bu nispeten pembe günlerin sürdürülememesi söz konusu. Benzerini kısa bir süre önce Yunanistan’da gördüğümüz bu tür önlemler Avrupa’nın devlerinde artık vazgeçilmez bir zorunluluk ve daha kötüsü de şu ki, bu önlemlerin bile krize çözüm olamayacağından endişe eden hatırı sayılır bir kitle var.

Sert mücadelelerle elde ettiği sosyal haklarını kaybetmek istemeyen çalışanlarsa sendikalar eliyle kalelerini muhafaza etmeye çalışıyor. Oysa bu saldırılar henüz başlangıç. Avrupa’da sosyal devlete veda dönemi bu. Devlet ve çalışanların savaşının olası iki sonucu da keyifsiz bir dünyaya işaret eden tam bir açmaz. Çalışanlar haklarını korumayı başarırsa bütçe açıklarına bağlı yeni bir kriz dalgası gelecek ve sonuç dönüp dolaşıp yine en başta çalışanları vuracak. Şimdi haklarını koruyamaz ve önlemlere razı gelirlerse tarih boyunca bin bir zorlukla elde edilmiş sosyal haklar ciddi biçimde törpülenmiş ve çok uzun bir süre rafa kaldırılmış olacak.

Fransa, giderek Avrupa ve hatta dünya, gökdelenin ellinci katından atlayan Fransız filozofun “Yere inmeme daha çok var” felsefesini benimsemiş La Haine’in Hubert karakteri kadar bile iyimser olamayacak durumda.


(Fotoğraflar: Reuters, AP)

1 yorum:

  1. Very nice picture, and your blog as a whole is a nice read and considered. I like your blog very much. Come take a look Teuvo images www.ttvehkalahti.blogspot.com blog and tell all your friends photos on your blog Teuvo fermentation that can be your country's flag to rise higher in my blog. September Sincerely Teuvo Vehkalahti Suomi Finland

    YanıtlaSil